^^ Hogwarts Akademisi ^^


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Emily Gauthreaux

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Emily Gauthreaux

avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 2
Yaş : 22
Nerden : Gerçek hayatta İzmir ama bura diyorsan Londra
Savaşta Tarafı : Tabiki de ölüm yiyen
Rp Sevgilisi : Şu ana kadar hiç teklif eden olmadı :S
Asam : Param yokk ki alayım Very Happy
Özel Yetenek : Metaformagus
Rp Yaşı : Valla ne sen sor ne ben söyleyim durmadan kesinti yaşıyor. Razz
Patronus : Hiç olmadı ki be abi
Kayıt tarihi : 19/06/09

MesajKonu: Emily Gauthreaux   C.tesi Haz. 20, 2009 1:48 am



İsim:
Emily

Soyisim:
Gauthreaux

Kişisel Betimleme[En az 4 satır]:
Çok tatlı bir yüzü, gülümsemesi olan Emily arkadaşları tarafından çok sevilir. Aynı zamanda güvenilir olduğu için en sırdaş olarakta bilinir. Geçen sene yapılan yarışmada gösterdiği kahramanlık onu cesur kılmıştır. Ela gözleri ve kızıllığı onu güzel kılan en önemli özelliğidir. Dersleri mükemmel olmasada iyi bir arkadaş çevresi olduğundan dolayı herkes onu Ukala diye çağırılar. Gerçeklerle yüzleşmekten korkmaz ve yalandan nefret eder.

Fiziksel Betimleme[En ez 3,5 satır]:
Boy:
1.70 belki daha üstü
Vucut Yapısı:
Uzun, ince ve narin
Saç rengi:
Kızıl

Göz Rengi:
Yeşil

Ten Rengi:
Normalden çok daha donuk ve solgun bir beyaz

Fiziksel Portre[Karakter resmi konulacak]:


Aile Yaşamı & Özgeçmiş:
Gauthreaux ailesi, aşağı yukarı İngiltere büyücü halkının tarih sayfalarında yer almasından bu yana bilinen, zaman zaman kaybolsa da yeniden ortaya çıkmış, safkan bir ailedir. Adlarının başındaki şu ‘safkan’ sıfatını övünmek için yeterli bulmadıkları gibi, bunu bir hakaret olarak da algılamazlar. Zaten aslan, kaplan tipi güç bildiren hayvanların maskot olarak seçildiği o zamanlarda aile armalarında bir güvercine yer vererek görüşlerini açıklamışlardır. Melezler, muggle doğumlular ve muggleların kendilerini ailelerine kabul etmiş olmalarına rağmen hâlâ safkan olmaları, hem şaşırtıcı, hem de ders alınacak bir durumdur. Ailenin üyeleri –çoğunlukla- normal şartlar altında taraf tutmazlar, kendi işleriyle ve savaştan ziyade sanatla ilgili olurlar. Karanlıkla aydınlığın bugüne kadarki tüm savaşlarında, ilk amaçları başta o savaşın çıkmasını engellemeye çalışmak olmuştur. İşler geri dönülemeyecek bir noktaya geldiğindeyse tercihlerin karanlık yana kullanmışlardır.


Örnek Rp:

Her sene olduğu gibi güzel, sıradan huzur verici bir Noel sabahıydı Londra'da.Dışarıda lapa lapa yağan kar, güzel bir Noel'in en büyük habercisiydi.Emily yattığı yataktaki rahatlığından sıyrılmayı reddedercesine, gözüne vuran ışığı engellemeye çalıştı.Yorganı başının üstüne kadar çekti.Yataktan çıkmak... Oldukça gereksiz bir işti aslında o gün için.Ama Emily, kalkması gerektiğini çok iyi biliyordu.Ablası Delta her zamanki gibi Noel kurabiyelerini hazırlamıştı.Kokusu malikânenin üçüncü katına kadar gelebiliyordu.Evdeki ufaklıklar koridorlarda koşuşturuyor, birbirlerine hediyeleriyle nispet yapıyorlardı.Emily'in sabah keyfi ablasının odaya girmesiyle son bulmuştu. "Hadi kalk ufaklık! Biliyorum, Noel sabahını uyuyarak geçirmeyi isteyeceksin ama olmaz." Klasik Noel günaydını.Yorganı, Emily'in başından çeken bir çift el onun burnunu sıkmayı da ihmal etmemişti yine. " Ama abla... " Emily masum bakışlarını ve yakarışlarını ablasına yöneltmişti. "Mazeret istemiyorum. Haydi bakalım, kurabiyeler soğumadan aşağıya in!" dedi ablası.Emily bu sözler üzerine , hafiften söylenerek , yatağından kalktı ve çoraplarını aramaya başladı.Oldukça dağınık olan odada, pencere kenarında bulabildi en sonunda aradıklarını.Gözleri bir anda dışarıya çevrildi çoraplarını giyerken.Pamuk gibi yağan karın altında koyu gözleriyle parlayan bir melek görmüştü. Uzun saçları beresinin altından dümdüz sarkan uzun boylu, oldukça ince bir vücuda sahip, dillere destan bir güzelliği olan bir melekti bu.Aceleci adımlarla çoraplarını giymeyi bitirdi.Dolabından rastgele aldığı bir çift spor ayakkabıyı , ayaklarına geçirdiği gibi kendini odadan dışarıya attı.Malikâne merdivenlerinin basamakları ilk defa bu kadar fazla gelmişti gözüne.

Dakikalar sonra , malikâne kapısına ulaştığında , portmantonun aynasına baktı. Saçları düzgün dişleri her zamanki gibi parlak görünüyordu.Ablasını yokladı. Etrafta görünmüyordu. Bu da dışarıya çıkması için acele etmesi anlamına geliyordu. Titreyen açık renk elleri kapının tokmağına dokunurken, gözü de kapı aralığından karşısındaki kızı takip ediyordu. O kızın güzelliğine dala dursun, kapı aniden açıldı ve Emily, kendini bir iki saniye içerisinde yerde buldu. " Tam da sırasıydı dikkatsizliğin!" diye söyleniyordu ki kafasına gelen buz gibi bir kartopu Emily'i kendine getirdi aniden. "Affedersiniz..." dedi karşısındaki. "Ben senin var ya..." Emily çok sinirlenmişti. En sevmediği şey güzel bir varlık karşısında rezil olmaktı kuşkusuz. " Lütfen kardeşime karşı düzgün konuşun!" Bu sözler kuşkusuz bir yıldırım etkisi yaratmıştı Emily'de. Biraz önce hayran olduğu o varlık, böyle canavar bir çocuğun ablası çıkmıştı. "Ben... Ben... Affedersiniz. Üzgünüm." Karşısındaki kız sinsi bir gülüş atmıştı.Emily kızın bu hareketine bir türlü anlam veremedi. Neden yapmıştı? Nasıl bir bakıştı o? "Herhalde özür dileyeceksiniz. Bir de haklı çıksaydınız bari..! Lütfen boyunuza değil , yaşınıza göre konuşunuz!" Bu sözler... Bu sözler Emilyi uzun süredir çileden çıkaran en kötü sözlerdi. Asasını yokladı. Yanına almamıştı. Üstelik üşüdüğünü fark etti. Karşısındaki bu sinsi varlığın çekici büyüsüne o kadar kapılmıştı ki, dışarıya çıkarken ceketini bile almayı unutmuştu.Emily, yüzü kıpkırmızı bir şekilde eve geri döndü. Bu ne çirkeflikti böyle? Ne iğrenç bir ikiyüzlülük..! En tahammül edemediği şeyler sırasında ikinci listede güzelliğinin arkasındaki çirkefliğini göremediği kızlar olmuştu hep. " Nerdesin sen? Yarım saattir seni arıyorum!" Emily'i sinirli düşüncelerinden ayırmaya çalışan ablasının sesi , daha kızdırmıştı onu. Bakışlarını ablasına çevirdi. Kartopunun oluşturduğu yuvarlak kızarıklık hala suratında belirgin bir şekilde görülebiliyordu. "Şu an seninle uğraşamayacak kadar sinirliyim abla! Ben odama çıkıyorum. Rahatsız etmeyin lütfen..!"

Antrenin duvarları bile bu sözlerle irkilmişti. Kaldı ki ablası şaşırmasın... "Tamam... Birşey demedim Emily. Sen iyi olduğuna emin misin?" "Evet!" Emily durdu bir anda. Aşırı mı tepki veriyordu her zamanki gibi. Hayır. O anki sinirlerine bakılarak azdı bile.Hızlı adımlarını merdivenlerden yukarıya çevirdi.Odasına girince kapıyı o kadar hızlı çarpmıştı ki kapının tokmağı yerinden çıkarak, kahverengi parke yerleri olan odada yuvarlanmaya başlamıştı.Emily spor ayakkabılarını çıkardı. "İşte tipik bir kız. Kendini bir şey zanneden sıkıcı bir kişilik daha şu yeryüzünde!"

Bu tarzdaki olaylar Emily’in başına ilk defa gelmiyordu. Daha önceden de bir kız tanımıştı aynı bu şekilde. Buna benzer olayları onunla da yaşamıştı. Bütün kızlar aynıydı onun gözünde. Neredeyse hiçbirine değer vermiyordu. O, bu düşünlere tarafından yorulduğunu, gücünün her bir damlasının tükendiğini hissetti. Sabah olduğu gibi tekrar yatağına girdi ve yorganını başına kadar çekti. Yeni bir Noel sabahı yerini öğleye bırakırken, Emily yalnızlığının tadını çıkarmayı istedi içten içe ve kolidordaki çocukların sesleri arasında kapattı gözlerini o karlı, bembeyaz güne.

NOT: ÖNCEDEN FARKLI SİTEDE YAPMIŞ OLDĞUM BİR RP'YDİ.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Emily Gauthreaux
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
^^ Hogwarts Akademisi ^^ :: Merkez Büro :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: