^^ Hogwarts Akademisi ^^


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Quanntyne Slyvia Archman

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Présoapeblé Evélyn Meaxâs
Gryffindor V. Sınıf Öğrencisi
Gryffindor V. Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 4
Yaş : 22
Nerden : # Yalnızlıktan #
Savaşta Tarafı : # Belirsiz #
Rp Sevgilisi : # Gelecekte Belki #
Asam : # Yokluğun Çığlığı #
Özel Yetenek : # #
Rp Yaşı : # #
Patronus : # Ay Buzağı #
Kayıt tarihi : 05/02/09

MesajKonu: Quanntyne Slyvia Archman   C.tesi Şub. 07, 2009 12:44 am

İsim: Quanntyne Slyvia
Soyisim:Archman
Kişisel Betimleme:
Özgür ve istediği her şeyi yapabilen -ya da yaptığını sanan- bir yapıya sahiptir. Zaman zaman asidir, kafasına eseni yapar. Bazen kimsenin sözünü dinlemez, uyarılarına kulak asmaz. Ama asmadığı zamanlarda da hep onlar haklı çıkmıştır. Ancak yine de akıllanmamıştır, bildiği yoldan yürür. Onu engelleyen şeyleri sevmez, özgürlüğünün kısıtlanmasını istemez. İstediği yere gider, istediği şeyleri yapabildiği kadar yapar, yani bunun gibi şeyler onun gözünde 'özgürlük'tür. Sivri zekalıdır, bir olayı hemen kavrar. Bir çok arkadaşını zekasıyla zor durumdan kurtarır.Zeka kavramı onun için çok önemlidir çünkü kendi dilinde "aptal ve beynini kullanmayan " olanrak nitelendirdiği kişiler tamamen zekasızlar sınıfına girer.Bir şeyden çok çabuk sıkılır, ama bu 'sevgili' olayında değişir, sevdiği kişiye bağlıdır, sadıktır. Şıpsevdi değildir, kolay kolay aşık olmaz. İnandırıcı sözleriyle etkileme yeteneği vardır. Buna yalan da dahildir, ama sadece gerektiği anlarda yalan söyler. Hazırcevaptır, anında yapıştırır cevabı, gıcık biri olsun, en yakın arkadaşı olsun farketmez, cevabını anında sergiler. Duygularını asla dışa yansıtmaz, sadece yakınları onun içindeki 'Slyvia'ı farkederler. Bu yüzden ilk tanıştığı kişilere soğuk gelebilir, ama açıldığı zaman tam tersine dönüşür. Önyargılıdır, bazen davranışları pahalıya patlayabilir önyargıları yüzünden. Sabırsızdır, bu özelliği arkadaşlarının başının etini yedirtebilir; dakikada bir kaç "Off ne zaman gelecek? Ne zaman bitecek?" sorularını duymak gibi. Sezgileri güçlüdür, kendine duyduğu güveni de buradan gelmektedir. Ancak her cesaretliğe atlayan 'aptal'lardan değildir. Soğukkanlıdır, herhangi bir durumda nasıl davranacağını bilir genellikle. Olgun davranışları ile dikkat çeker. Kendine güvenir, maceralara atılmayı sever, rutinlikten hoşlanmaz. Ezilmekten hoşlanmaz, aksine hemen karşılığını verir, hazırcevaplılığı burada ön plandadır. 'Ezik insanları ezme' gibi bir düşüncesi yoktur, sadece çok gıcık olduğu kişilerle alay etmeye bayılır.Zevk alarak yaptığı şeylerin başında Qudditch gelir.Qudditch oynarken kendini hiç olmadığı kadar özgür hisseder.Ayrıca göz ardı edilemeyecek kadr bir yeteneği vardır.

Fiziksel Betimleme:
Beline kadar uzanan uzun, bakır renginde -turuncu- dalgalı saçları vardır her zaman açık bırakıp gezmeyi sever çoğu zaman ise dağınık bir görünüm sergiler.Gözleri bulunduğu ortama göre değişir ama gerçek rengi turkuaz tonlarında mavidir.Ona bakan kişilerin söylediğine göre daha İrlandalılara benzer bir yüz tipi vardır.Yüzünde yerleşik bir düzen kurmuş olan çilleri onu herzamn rahatsız etsede onlara alışmış ve sevmeye başlamıştır.Yaşıtlarına göre aynı boydda olsada onlara göre daha zayıftır.

Spoiler:
 
Aile Yaşamı & Özgeçmiş: Geçmişi hakkında bildiği şeyler birkaç cümleyle anlatılır şeylerdir onlarında doğruluk payı olduğuna pek inanmaz kaldığı yetimhane yetkililerine göre açık güneşli bir günde kapını çalınmasıyla onunla tanışmışlar ellerinde bunu kanıtlayan tek şey bulunduğu kundaktan çıkan bir küçük kağıt parçasıydı üstünde "İsmi,Quanntyne Slyvia Achman" yazıyordu yetkililerde kapıta uyup ismini bu koymuşlardır.Hogwarts'tan bir mektup gelene kadar farklı olduğunu bilmiyordu ama bu duruma kolay alıştı ve Hogwarts onun için vazgeçilmez oldu.

Örnek Rp:

Büyüleyici siyah bir kuş pencerenin önünden huşuyla geçiyordu.Onun havada süzülüşünü izlemek insanın üzerine inanılmaz bir mutluluk salıyordu.Uçmak..Özgür olmak..Slyvia bu duyguyu hissetmeyeli epey olmuştu.İçindeki isyankar ruh çığlıklarla hemen Quidditch sahasına gitmesini istiyordu.Bu mutluluğu teninde tekrar hissetmek bedenini kapladığını görmek istiyordu.Mutsuzlukla dışarıdaki havaya baktı.Sabahın tüm güzellikleri ve Ekim' in tüm kasvetini toplamış Sly' yi isyana davet ediyordu.Bugün Ekim'in son günüydü ve belkide bir kaç ay içinde görebilecekleri son güneşli gündü.Gözlerinde elle tutulabilir bir mutsuzluk vardı.Kendini hapsedilmiş gibi hissediyordu.Özgürlüğü kısıtlanmıştı.Tek görüş günleri ise Çarşamba'larıydı.Onun da gelmesine daha 4 gün vardı.Henüz Quidditch maçları da başlamamıştı.Ruhu sıkılıyordu.Kalbide ona eşlik eder gibi az atmaya başlamıştı.Damarlarında kanının akmasını sağlamanın tek çaresi vardı.Vücuduna hava desteği vermek.Pencerenin yanındaki koltuğu ayaklarıyla iterek doğruldu.Vücudunda somut bir istek dolaşıyordu.Yaşamasının tek çaresinin ne olduğunu bilen ölüme mahkum bir tutuklu gibiydi.Yatakhaneye ilerleyerek yatağının yanında komodinin kenarına koyduğu süpürgesini aldı.Süpürgesinin pürüzsüz sapını elinde dolaştırırken ateşin vücudunda kalbine doğru ilerlediğini hissedebiliyordu.Gözlerinde kimsenin anlam veremeyeceği bir ışık parıldıyordu.bunu sadece bir Quidditch Oyuncusu anlayabilirdi.Süpürgesinin ucuna altın harflerle işlenmiş yazıya baktı;"Ateşoku".Yüzündeki gurur ve kibir karışımı duyguyla yatakhanenin soluk kahverengi kapısını açarak ortak salona ilerledi.Ateşokunu aldığı günü hatırlıyordu.Öyle mutluydu ki.Daha önce hiç şeker yememiş bir çocuk gibi ilk kez süpürgeye bindiğini hissetmişti.Daha önce hiç bu kadar muhteşem bir hediyesi olmamıştı.Şimdilerde pek rövanşta bir süpürge olmasa da o günlerde alabilmek için dükkanın önünde kuyruk olurdu.Ateşoku gibi bir kaç süpürge daha çıkmıştı.Ama Ateşokları popülerliklerini hep korumuştu.Hala en çok kullanılan süpürgeler arasındaydı.Sly onu ellerinde kırılacak bir eşya gibi taşıyarak portre deliğinden tırmandı.Giriş Salonundaki araziye açılan büyük ve ihtişamlı kapıya doğru ilerledi.Heyecanlı bir kalabalık onu içine çekmeye hazır gibiydi.Ama o onlara aldırmadan arazinin muhteşem havasıyla ciğerlerini doldurdu.Herkes bu akşam ki balo için heyecanlıydı.Durmadan kostümleri ve saçları hakkında konuşuyorlardı.Sly onları duymamaya çalışıyordu.Çünkü kendisi de onlar gibi baloya hazırlanmalıydı ve bu süreç onun havada kalacağı zamanı daraltıyordu.Diğerleri gibi heyecanlı değildi.Ama etrafa yayılan söylentilere göre şimdiye kadar ki en muazzam balo olacaktı.Bu Cadılar Bayramı Büyük Salon' da kutlanmak yerine Balo Salonunda kutlanılacaktı.Sly bunu duyduğunda söylentilerin gerçek olabileceği kanısına varmıştı.Balo Salonu, içinde her türlü gösteriyi sağlayabilecek kadar büyüktü ve çeşitli sihirlerle donatılmıştı.Slyvia en son Balo salonuna girdiğinde ne için orada bulunduğunu hatırladı;Savaşta ölen kahramanlar için yas töreni.Balo ağlıyor gibi görünüyordu.Slytherin'lerin bile üzüldüğü görülebiliyordu.Ki bu odanın sihrinin bir parçası gibi görünüyordu.Oda kendini içindeki kutlama ve anma gibi törenler için hazırlıyordu...

Gecenin nemiyle ıslanmış çimleri ezerek Bekçi kulübesinin arkasındaki patikadan Quidditch sahasına ilerliyordu.Yasak Orman çekiciliğini ve gizemlerini kullanarak insanları içine çekmeye çalışıyordu.Öğrenciler arazinin ıslaklığına aldırmayarak çimlere yayılmıştı.Sly' de onlar gibi bu ortamın etkisindeydi.Öğleden sonraki dersler iptal edilmişti.Ki bu da bu Cadılar Bayramı' nın Hogwarts' ın tarihine geçeceğinin bir kanıtıydı.Ayaklarının altında ezilen çimlerin seslerinin dışında sessizlikle Quidditch Sahasına ilerledi.Artık adımlarını çamurlaşmaya başlamış toprakta atıyordu.Vücudunu kaplayan bir sıcaklık ellerine doğru ilerledi ve Ateşokunu istemsizce kaldırmasını sağladı.Slyvia Ateşokuna atladığında tüm hapsedilmişliğinin üzerinden gittiğini hissetti.Neşeyle çığlık attı.Hava onu sevinçle kucaklamıştı.Gökyüzüne doğru hızla uçtu.Ateş oku hızlandıkça o sesini daha da yükseltiyordu.Gülümseyerek Tutucu çemberlerinin içinden geçti.Kahkahalarıyla sarsılan Quidditch sahası onu bırakmaya niyetli değildi.O da onu..Elinde olmadan gülümseyip çığlıklar atarak Ateş okunun havayı yararken çıkardığı sesleri kuvvetlendiriyordu.O kendini kaybetmişken saatinin tik taklarını duyamıyordu.Zaman gittikçe ilerliyordu.1 saat sonra Cadılar Bayramı Balosunun başlayacağının farkında bile değildi.Nefes almak ve vücudunu dinlendirmek için havada birkaç saniyeliğine durakladı.Beyninde biraz önce ona buraya gelmesini söyleyen şimdi ise kızgınlığa bürünmüş bir ses saate bakmasını söylüyordu.İstemsizce sol elini kaldırıp kıyafetinin kapattığı saati gün ışığına çıkardı.Gözleri dehşetle açıldıktan bir saniye sonra yere dalışa geçti.Toprağı ezerken gittikçe hızlanıyordu.Artık koşmaya başlamıştı ki arazinin bittiği noktaya, Hogwarts kapısına vardı.Arazinin havasını son bir kez ciğerlerine çekerek Hogwarts’ın heyecan kokan havasına daldı.İnsanlar telaş içinde koridorlarda koşturuyordu.Bir çoğu kıyafetlerini giymişti bile.Sly onların yanından geçerken büyük bir tezat oluşturuyordu.Diğerleri kostümlerini üzerine geçirmişken o terli eşofmanlarıylaydı.Koridor boyunca koşup ortak salonuna vardı.Ev cinlerinin telaşlı sesleri duyulabiliyordu.Portre deliğini hızla açarak içeriye daldı.Arkadaşlarından bazıları ona şaşkınlıkla seslenirken o elini aceleyle sallayarak yatakhaneye koştu.Dün gece hazırladığı kıyafeti gardıropta asılı duruyordu.Ama önce sıcak bir dula girmeliydi.Buna zamanı yoktu.Bildiği tüm sihirleri zihninde gözden geçiriyordu.En sonunda sık kullanılan bir sihir aklına geldi.Asasını vücudunun etrafında gezindirerek;
Aklapakla” diye mırıldandı.Vücudundaki kirler vantuzla emilirmiş gibi asasının içine ilerlerken o temizlendiğini hissediyordu.Şimdi temizlenmiş olan vücuduna en sevdiği parfümünü sıkarak elbisesini geçirdi.Saçları kendisinden geçmiş gibi görünüyordu.Saçlarını kırmızıya dönüştürmesi için aldığı iksiri elinde hazır tuttu ve bir damlalık yardımıyla saçlarına ve kaşlarına damlattı-Merlin ona yardım etmiş gibi görünüyordu.Çünkü damlalık şişenin kendisiyle verilmişti-.Şimdi yatakhanenin ışığında kırmızılıkla parıldayan saçlarına tatmin olmuş bir şekilde gülümsüyordu.Asasını saçlarına doğrultarak birkaç defa kullandığı bir büyüyle düzleşmelerini sağladı.Saçlarını çıplak omuzlarını örtmek istercesine salınık bırakmıştı.Ayaklarına altın ipliklerden yapılmaymış gibi duran sade ve az topuklu ayakkabılarını geçirdi.Artık hazır gibi görünüyordu.Ve bir ay perisine yakışır güzellikteydi.Sade ve güzel..Zaten bu kostümü giymesinin amacı da buydu;Bir peri olmak..

Adımlarını kendinden emin bir şekilde ortak salona çevirdi.O içeriye girdiğinde bir çok bakışı üzerinde hissedebiliyordu.Bir kaç kişi takılırcasına ıslık çalarken o gülümsemekten kendini alamadı.Utangaç bir gülümseme suratını kaplarken çekingen bir şekilde portre deliğinden tırmandı.Bu kıyafetle çok zor oluyordu.Aslında kesimi kolay hareket edebilmeyi sağlıyordu.Ama Sly böyle bir kıyafeti ilk kez giyiyordu.Kendini şimdiye kadar hiç olmadığı gibi hissediyordu;Güzel ve çekici.Koridorlardan geçerken bakışlar üzerine çevriliyordu.Suratının kırmızıya dönüştüğünü hissedebiliyordu.İçinden Keşke bu olmasa diye diliyordu.Ama bu gecenin böyle geçeceği belliydi.Ona yüzyıllarmış gibi gelen birkaç dakika sonra Balo Salonunun kapısı gözüktü.Salonun ışıklandırması koridora yansımıştı.Daha salona girmeden içini bir heyecan bürüdü.Salon bitene kadar görevlilerden başka kimse görememişti.Bir çok kişi içeri akın ediyordu.Slyvia kapıdan içeriyi adımladığında nutkunun tutulduğunu fark etti.Hogwarts’ ta daha kaç tane sürpriz yaşayacaktı.Hayatı boyunca hiç böyle bir görkem görmemişti.Zorlukla yutkunarak etrafına bakınıyordu.Keşke 10 tane gözüm olsaydı diye düşündü.Çünkü etrafı bir an önce gözlemleyebilmeyi istiyordu.Oda siyah ve kırmızının aşkıyla döşenmişti.Salonun ışıklandırması 10 metre yukarıda süzülen oyulmuş devasa balkabaklarının içinden gelen ışıkla yapılıyordu.Masalar oyulmuş devasa balkabakları şeklinde dizayn edilmişti.İnsanlar içine girip oturabiliyorlardı.Siyah perdeler pencerelerin etrafından dolanıyor ve odayı bir çadıra dönüştürüyordu.Dans pisti salonun büyük bir kısmını kaplıyordu ve dans pistinin üzerinde muazzam bir ışıklandırma vardı.Burayı Muggle’ların deyimiyle; bir Disko’ ya dönüştürmüşlerdi.Slyvia şaşkınlık içinde masalardan birine geçti.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Seçmen Şapka
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 107
Asam : ...
Özel Yetenek : ...
Kayıt tarihi : 08/12/08

MesajKonu: Geri: Quanntyne Slyvia Archman   C.tesi Şub. 07, 2009 2:11 pm

Sivrizeka hazırcevap cesaret ve özgür birleşiyor. Zor değil seni çözmek. Ama seçmen şapkadan tavsiye. Ön yargılarını kesmelisin ki yargılar seni kendine hapsetmesin.

III. Sınıf Gryffindor Öğrencisi!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Quanntyne Slyvia Archman
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
^^ Hogwarts Akademisi ^^ :: Merkez Büro :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: