^^ Hogwarts Akademisi ^^


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Roxynna Quélynna Descartes

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:16 pm

Vlasov'un söylediklerinden sonra büyük acılar çekmişti Ellén. Bu ayrılma korkusu,ağır nem kokusu,solumayı güçleştiren bir küf gibi büyüdü,yayıldı Ellén'in bedeninde. Yarı uyanık ruh gibi malikanenin koridorlarında dolaşıyor,tekrar odasına geliyordu. Dili damağı kurumuştu. Üzeri dağınık sehbanın üzerindeki su dolu bardağı eline aldı.

Yavaş yavaş su içiyordu. Sanki boğazından damla damla geçiyordu. Cam bardağı eliyle yatağın dışında tuttu ve aniden bıraktı. Bir cismin üzerine koyar gibi. Su pardağı binbir parçaya ayrılmıştı. Cil yavrusu gibi dağılmıştı cam parçacıkları.

Sakin ve telaşsız bir şekilde yataktan kalktı. Sanki bir gücün altında hareket ediyordu. Çıplak ayaklarıyla camların üzerinde geçti. Kanıyordu...Ellén'in ayaklarının altı delik deşik olmuş adeta.


Canı acımıyor,hiçbir şey hissetmiyordu. Her adımda camlar derisinin içine batıyor olsada Ellén her defasında adımlarını sertleştiriyordu. Kapının kolunu sıkıca tuttu,ağırlığını kapıya verdi ve kapıyı açtı.

O gıcırtı...Bu sesi haz edemiyor,fakat lanetlerde okumuyordu. Garipti. Bu sesi ne zaman duysa ard arda lanetler okuyordu.
Yavaş ve sessiz bir şekilde kapıyı kapattı. Kapıyı kapatmasıyla karanlık koridordaki güöüş şamdanlar yandı. Grimsi halının üzerinde kanlı ayak izleri çıkmıştı. Donuk buz mavisi gözleri,düz sarı ve elektriklenmiş saçlarıyla ürkütücü gözüküyordu Ellén.

Koridorun sonundaki ,kahverengi buruşturulmuş perdeyle sarmalanmış pencerenin yanına doğru ilerledi. Perdeyi araladı. Pencerenin önündeki sekmeye oturdu ve kara bulutlar arasından süzülerek malikanenin önündeki gölü çevreledi. Baktığı pencerenin camını açtı. Serin bir yel ,yüzüne vuruyor saçlarını havalandırıyordu.

Derin düşüncelere dalıyor , o düşünceler arasında boğuluyordu Ellén. Duyduğu ses üzerine irkildi ve çevresine bakındı. Kimseler yoktu. Ses gelen yer,kapısının önünden geçmeye cesaret edilemediğini Widmore ailesinin adlandırdığı Çıldırtan Düşler'di.

Odanın giriş kapısına doğru ilerledi. Kapıya bir kaç kez dokundu ve büyük bir ışıkla Ellén kayboldu. Odadaydı. İşte yıllardan sonra ilk giren kişi Ellén'di.
Etraf boş gözlerle şöyle bir süzdü. Küçük lambanın etrafa yaydığı loş ışık aydınlattığı odadaki büyük koltuğa oturdu ve ;

The dark is rising and the day keeps falling
Our fire is burning and the wind keeps calling
So fill your glasses and prepare to fight
Let's all drink up and ride tonight


bu şarkı sözlerini tekrarlamaya başladı o tatlı şarkıya uyum sağlayan sesiyle.

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:16 pm

Gümüş şamdanların aydınlattığı,hafif aralık kalan pencerenin arasından sızan sert rüzgarın uçurduğu kırmızı,minik taşlarla süslü , uzun perdenin havalandığı odaya büyük bir hışımla girdi Ellén. İçeri girmesiyle , perdeyi uçuran rügarın sert esintisi saçlarını savuruyordu perdeleri savurduğu gibi.

Siyah başlıklı etrafı tüllerle kaplı bir o kadarda büyük yatağa doğru ilerledi Ellén. Sakince kahverengi tonlarındaki nevresim takımlı yatağa uzandı. Buz mavisi gözleriyle şöyle bir süzdü odayı. Ahşap zeminle kaplı ,üzerinde orta boylardaki halının desenlerini incelemeye koyuldu.


Anlamsız fakat desenleri hoş olan halının üzerine pencerenin arasından minik bir kağıt parçasının girmesiyle yataktan fırladı Ellén. Ayak parmaklarını yavaşça oynattı ve yumuşak halıya adımını attı.

Yavaşça eğildi,meraklı ve tedirgin bir şekilde kağıdı eline aldı. Ucu yanmış kağıdı alarak el yazısıyla yazılmış yazıyı hafif sesli bir şekilde okumaya başladı;

" Stéfania benim için çok anlamlısın öyle ki senin bendeki yerin bu satırları yazmama sebep oluyor. Kabul edilemeyecek bir şeydi belki yaptığım ama sen de biliyorsun ki her insan hata yapar ve senden bir kereliğine olsun beni affetmeni diliyorum. Kalbindeki yerimi yitirdiysem, beni affetmeni bekleyemem. Ama tekrar düşünmen için kendine fırsat vermeni istiyorum. Yarın akşam Çatlak Kazanda bekliyorum. Yine eski günlerdeki gibi olalım sevgilim. Seni çok seviyorum. "

~ Vlasov ~

kağıdı okuduktan sonra kavga ettiklerinde Vlasov'un yüzünü , ateş gibi gözlerini,göz yaşlarını ve Vlasov'un sarfettiği sözleri hatırladı. Gözleri dolmuştu. Yanağından aşağıya doğru süzülen göz yaşlarını elinin tersiyle sildi. Kendi kendine;

" Yarın Çatlak Kazana gidicem "

diyerek gülddü ve yatağının üzerine atladı. Soğuk yatağına girdi. Stéfania derin bir uykuya daldı. Uyku ağır bir bulut gibi üzerine çökmüş alıp götürmüştü rüyalar alemine...

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:16 pm

Elizabeth'in Odası

Elizabeth o tatlı uykusundan daha uyanamamıştı. Odasındaki ilk ve tek pencere olan aralık kalmıştı. Dışarıda o çılgın fırtına Elizabeth'in odasındaki koyu kırmızı uzun perdeleri uçuruyordu adeta. Elizabeth o yumuşakcık büyük yatağında dönüp duruyordu. Bir türlü rahat yatamıyordu. En sonunda yüz üstü ve kolunun üzerine yatan Elizabeth bu kez rahat etmişti.


Saat 11:00

09 Kasım




gösteriyorken saat delirircesine çalmaya başlamıştı. Elizabeth sinirlenerek kuru kafa şeklindeki saatinin üzerine bastı. Yatağında kalkarak kedi şeklindeki terliklerini ayağına girerek penceresinin yanına doğru ilerledi. Açık kalan penceresini tamamen açarak dışarıya baktı. Pamuk taneleri gibi yağan karlar Elizabeth'in çok hoşuna gitmişti. O çıplak kurumuş ağaçları pamuk tanelerine benzeyen karlar süslemişti. Dışarıya o grimsi buzmavisi gözleriyle süzdü. Yerler buz tutmuştu. Buzun üzerinde yüremeğe çalışan insanların yere düştüğünü görünce kahkaha atmaya başladı Elizabeth. Diğer tarafa baktığında yerdeki kurumuş yaprakları havaya kaldıran o fırtına... Yavaşça pencereyi kapattı Elizabeth. Yüzünü buruşturarak

" Çok sıradan bir gün çok sıkıcı "

diyerek aynaya baktı. Aslında bıgün hiç normal bir gün değildi. Bugün Widmore ailesinin atalarının işkence gördüğü ilk gündü. Üzerinde beyaz bir askılı bady altında kısa gri bir short . Üşümüyordu Elizabeth. Alışkındı soğuğa... Odasının büyük koyu kahverengi olan kapısına doğru ilerledi Elizabeth. Kapıyı yavaşça açarak mutfağa doğru ilerledi.

Widmore Mutfağı

Elizabeth içeriye girdiğinde karanlıktan başka birşey göremiyordu. Işığı yakarak buzdolabının yanına gitti. Yavaşça dolabın kapağını açarak çikolata aldı. Eline çikolatanın o şeffaf kağıdını açarak ıssırdı. Dolabın kapağını ayağıyla ittirdi Elizabeth.
Ağızınun kenarında çikolata kalmıştı. Eliyle çikolatayı ağzına soktu. Çikolatayı masasının üzerine bıraktı ve mutfaktan dışarı çıktı. Hareket eden merdivenler yine iş başındaydı. Elizabeth merdivenin birisine bindi. Merdivenin Elizabeth'i hangi odaya götürecekti acaba? Sonunda merdiven durmuştu. Kısa bir süre sonra Elizabeth merdivenden indi. Önüne ilk çıkan kapıyı açmak istedi. Kapıyı biraz zorladı. Fakat kapı kilitliydi.

İşkence Odası

Oranın hangi oda olduğunu iyi biliyordu Elizabeth. Girmek istiyordu. Elini duvara dayadı. Elini duvara dayamasıyla kapının kilidi açıldı. Elizabeth kapıya şaşkınlıkla bakarak sinsce gülümsedi ve;

" Aman Tanrım! sonunda başardım. "

diyerek odayı gezmeye başladı. Kapı aniden kapandı. Odadayı aydınlatan ışık kapandı yerine şömine ve mumlar yanmaya başladı. Elizabeth şaşkınlıkla bakıyordu. Bunu kim yapıyor olabilirdi. Oda şu sesle yankılanmıştı;

"Korkuyor musun Elizabeth?"

Odada bu sesin yankılanmasıyla Elziabeth sese emin ve cesur bir şekilde;

" Hayır korkmuyorum. "

Belirsiz ses odada dolaşıyor gibiydi. Kısa bir süre sonra Elizabeth'e ;

" Beni Görmek tanımak ister misin Elizabeth " dedi. Heyecanla Elizabeth ;

" Tabiki de seni görmek ve tanımak isterim " demesiyle odada korkunç kahkalar duyulmaya başladı. O garip ses;

" Peki korkmaz mısın " diyerek Ell'in cevabını bekledi. Elizabeth sinirlenmişti. Sinirli bir tavırla Elizabeth;

" Her kimsen senden veya bir başkasından korkmuyorum ben böyle öğrendim. Ayrıca kimseden korkmaya niyetim yok! "

diyerek kaşlarını kaldırdı. O ses Elizabeth 'e ;

" Aferin . Şimdi arkanı dön ve bana bak Ell. "

demesiyle Elizabeth arkasını döndü. Çok şaşırmıştı. Karşısında tüm güzelliği ve cazibesiyle Valéria Marishka Widmore duruyordu. Bir ruh olsa bile mükemmeldi. Keskin ve sakin bir sesle ;

" Valéria Marishka Widmore. Hiç değişmeyen o muhteşem görünüm. Torunun karşında " diyerek güldü.

Valéria torununun tıpkı ataları gibi olduğundan mutlu olmuştu. Elizabeth' e " Tıpkı bizim çok kötüsün. Widmore ailesinede bu yakışırdı zaten öyle değil mi? dedi.

Elizabeth kafasını kaldırdı ve " Evet ve bu aile kötü olmaya devam edicek. Size işkence yapanlardan hepsinden intikamınızı alıcam Marishka" diyerek güldü. Valéria kısa bir gülüşün ardından torununa

" Bana çok benziyorsun Elizabéth "

dedi. O buz mavisi gözleriyle etrafı şöyle bir süzdükten Elizabeth sonra

" Başka kime benzememi bekliyorduk ki zaten... Bu arada artık gitmem gerekiyor Marishka "

demesiyle Valéria
" Benimle konuştuğunu kimseye söyleme Elizabeth kimseye"
diyerek Elllén kafasını salladı ve odanın kapısı açarak oradan uzaklaştı.


out: çok iğrenç bir rp biliyorum fakat en kısa zamada daha güzel bir tane yolluyacam.


_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:17 pm

"Yani bitti mi Vlasov?


Bitti Ellén!"


belki ikiside bu cümleleri isteyerek kurmuyordu,fakat hayat bunu istiyordu. Evet başkalarının mutluluğunu kıskanıyordu hayat. İnsanların mutsuzluğu ve acılarını izleyerek eğleniyordu.

Bu sözleri aklına getirdiğinde ölümden başka birşey düşünemiyordu. Hayatında çektiği acılar dağ gibi büyümüş ve karşısına engel olarak çıkmıştı. Her zaman onları yenmeyi başarmıştı. Ama artık hayata karşı mücedele vermekten yorulmuştu.

Vlasov'dan ayrıldıktan sonra haz duygusunu yitirmiş gibiydi Ellén. Hiçbirşeyden zevk almıyor,haz duysunu tadamıyordu. Artık yaşamın ne anlamı vardı ki...

Ölüm...Ellén 'e göre herşeyi bitirmekti bu...Belki herkeze göre herşey bitmiş olucaktı fakat,Ellén'in Vlasov'a olan aşkı bitmeyecekti. Evet yaşanan kötü olayları unutturacak tek çareydi ölüm.

Ya güzek olanlar...Ellén öldüğünde onlarda mı ölücekti?

Hayır herşey biticekti fakat,güzel anılar kalplerde canlanıcaktı. Yaşamı boyunca bedeninde hüküm süren acılar ,öldüğünde kalkmış olucaktı,fakat ruhundaki o derin yara kanıyacaktı,sızlayacaktı.

Mutlu olan çiftlerden imreniyordu Ellén. Neden herkesin olduğu gibi mutlu değillerdi. Birşeyler mi eksikti?

Hayır değildi! Bunlar hayatın insanlar üzerinde oynadığı kötü oyunların birisiydi.

İlk adımı attı Ellén. Bu adımı ölüme giden,herşeyi bitirecek olan adımlardan birisiydi. Yağmur ile karışan gözyaşları yanağından aşağıya doğru süzülüyordu. Ellén'in üzerindeki elbise şeffalaşıyor ,git gide kayboluyordu.

Çıplak ayaklarıyla bir kaç adım attı. Karanlığın içinde yoğunlaşan uçurumun sonsuzluğuna bırakacaktı kendini. Herşey tek bir adıma bağlıydı. Ruhen ölü bedenen yaşayan varlığın Ellén'e ait olduğu bile belirsizdi.

"İşte herşey buraya kadarmış!"

hıçkırıklara bürünen bu sesi karanlığğın ve sesizliğin için boğuluyor,kayboluyordu.

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:18 pm

Boş Sokaklar Ardından


Pembe bulutlar morarıyor,gökyüzü kılımsı bir renge bürünüyordu. Gündüz yerini geceye bırakırken havaya küf kokusu dağılıyordu. Bitmek bilmeyen dar sokaklara dalıyor,çıkış bulamayınca geri dönüyordu. Kafası allak,bullaktı. Ne düşünse,ne düşünmeye çalışsa birileri birşeyler söyleyip karıştıyordu. Buğulanmış iri,koyu buz mavisi gözlerinden aşağıya doğru yaşlar süzülürken,hiçbirşeye aldırış etmeden dar sokakta yürümeye devam etti. Sisli ve karanlık sokağın sessizliğinde bir tek ayakkabısının
"-Tak...Tak...Tak...!"
sesi duyuluyordu. Gözlerindeki yaşlar yere düşmeden donuyordu. İlikleri donmuştu Ellen'in. Elleri buz kesilmiş,hissetmiyordu. Her ne kadar soğuk olsada hiç birşey hissetmiyordu. Arkasına bakmadan yürüyordu. Birilerinin onu takip ettiğini biliyor,fakat arkasını dönüpte bakmıyordu. Gözleri ağlamaktan kızarmıştı. Neden ağladığı bile unutmuştu. Herşeyi unutmak,herşeyden bir an için bile olsa kopmak ne kadar da iyi gelirdi Ellen'e. Bir an duraksadı karanlık sokağın çıkıntılı yolunda. Etrafa şöyle bir gezdirdi. Her karanlık ve sisliydi. Gözlerini kapattı. Değişen bir şey olmamıştı. Gözlerini kapattığında nasıl birşey göremiyorsa,gözleri açıkkende aynı şey oluyordu. Gözleri kapalı bir kaç adım attıktan sonra tekrar gözlerini açtı ve yoluna devam etti. Belki biraz içmek,biraz kafayı bulmak birkaç saatliğine olsada herşeyi unutmak Ellen'e iyi gelicekti. Karanlık Sokağın köşesindeki kaldırım üzerine çıktı, sağa doğru yöneldi ve yoluna devam etti. Sokağın köşesindeki büfeye devirdi ağlamaktan kızarmış,yüzünü korkunç kılan gözlerini. Yaklaştı...Alacağı hiçbirşey olamazdı büfeden. Siyah şapkalı gencin beyaz,sade yüzüne baktı. Raftan aldığı bira şişesini kıza gösterdi;
"-Ne kadar?"
sesi titriyor,ağzından çıkan buharlar bir süre sonra havada kayboluyordu. Sessinde ağlamaklı bir ifade,titreyişinde birçok haykırışların feryadı duyuluyordu.
"-10 Dolar Efendim!"
Granmaud sokağında bu konuşmlardan başka birşey duyulmuyordu. Ellen siyah paltosunun cebinden 100 dolar çıkardı. Parayı kızın eline bıraktı.Birasını alarak büfeden uzaklaştı. Ellen'de hiç birşey duymuyor yada duymak istemiyordu. Birasının metalden yapılmış kapağını açarak yudumladı. Kalbinin yandığı gibi boğazı yanmamıştı. Boğazından gıdım gıdım geçiyordu adeta. Sokağın ortasında dengesiz yürüyordu. Birayı çoktan yarılamıştı. Bir kaç yudum aldıktan sonra,insanları çifter çifter görmeye başlamıştı. Dünya dönüyor,yer ayaklarının altından kayıyordu. O sesi,o cümleyi duyduktan sonra fezaya yuvarlandığı zannetti. Malikanedeki feryatların,haykırışların,çığlıkların hepsi yüreğinde kopuyordu adeta. Bira bitmişti. Ellen iyice sarhoş olmuştu. Gözleri kayıyordu. Yere yıgılmasına az kalmıştı. Uzun,donmuş parmaklarını gözleri önüne getirdi. Kendini test edercesine bakıyordu ellerine. Ellerinde bir tane daha,parmaklarında 20 tane daha görüyordu. Boş boş gülümsemeye başladı Ellen. Gülüyor mu,ağlıyor mu belli değildi. Elindeki bira şişesini birden yere fırlattı. Kaldırım üzerindeki buz tutmuş taşa fırtlattı. Şişe binbir parçaya ayrılmış,bembeyaz karın üzerinde leke bırakmıştı. Yutkundu...Biranın acı tadını yeni yeni hissediyordu. Hava iyice kararmıştı. Bez parçalarıyla örtmüş olduğu vücudu...Çıplak kalmış ruhunu gökyüzündeki parlak yıldızlar örtüyordu. Ama hala yarım,eksik kalan bir şeyin olduğunu iyi biliyordu. Derin bir iç çekti. Zil zurna sarhoş olmuştu Ellen. Gözlerini zorla kalkdırdı. İlerideki tabelaya bakarak ilerlemeye devam etti. Yolun ortasında dengesiz ve düzensiz yürüyordu. Çatlak Kazan'nın yakınlarındaydı Ellen.

^ < Çatlak Kazan > ^

Ahşap merdivenlerin gıcırdayan basamaklarını zorla çıkmaya çalışıyordu Ellen. Sonunda kapının önüne gelmişti. Siyah kapının kolunu kendine çekerek kapıyı araladı.
Büyüyle düzenlenen boş masalar ve rezerve...Boş dengesiz adımlarını rezerveye doğru yöneltti. Rezervede duran şaşkın bakışlı,esmer 18 yaşlarındaki kızın yüzüne baktı. Bir ara kardeşini görüyor gibi oldu Ellen. Méll'e ne kadar da benziyordu bu kız. Yada benzemiyordu. Kızkardeşine benzettmek istiyordu. Gözlerini kıza doğru çevirdi. Uzun süre baktı. Méll olmadığı anlayıncaya kadar izledi kızı. Kısa bir süre sonra ;

"-Büyük bir oda istiyorum!Çok büyük!"

sesi titrediği gibi vücududa titriyordu. Kız anahtarlıktan aldığı oda anahtarını Ellen'e uzattı. Kızın elinden anahtarı almak için kızın eline dokundu. Sıcak bir el...Ya kendi elleri sıcak mıydı? İnsanlardan uzak kalmış bir küçük kızın kalbi kadar soğuktu. Anahtarı eline aldı Ellen.

"2. katta soldaki 3. oda!"

berrak çıkan bu ses Çatlak Kazan'da yankılanmıştı. Odasına çıkmak için koyu kırmızı halıyla kapatılmış merdivenin basamakları yavaş yavaş çıkıyordu Ellen. Merdivenler bitmişti. Odasının kapısına gelince elindeki anahtarı anahtarı,kapının anahtar deliğine sokmaya çalıştı. Olmuyordu...Bir türlü olmuyordu. Kapıyı bir türlü açamıyordu. Böyle devam ederse hiç açamıyacaktı kapıyı. Uzun paltosunun derin iç cebinden asasını çıkardı.

"-Alohomora"


son bir gayretle söylemişti sihirli sözükleri. Kapıyı açmıştı. Hızlıca kapıyı kapattı. Büyük bir oda istemişti.Odanın içinde kaybolma umuduyla girmişti. Hiç birşeyle ilgilenmeden kendisini yatağına attı. Yumuşak yatağın üzerine bırakmıştı kendini. Kendini hiç iyi hissetmiyordu. Manevi bir eksiklik vardı üzerinde. Gözlerini kapattı. Uyumaya çalıştı. Yataktan dönüp duruyor,uyuyamıyordu. Uzun süre yatakta dönüp durmuştu. Midesi ağrımaya başlamıştı. Gözleri yaş yerine kan damlacıklarıyla donatılıyordu. Daha fazla dayanamadı Ellen. Gece yarısı çoktan geçmişti. Çatlak Kazan'daki herkes uyumuştu. Ellen hariç. Kendini yataktan zor attı. Midesi yüzünden çok acı çekiyordu. Odasından zorla çıktı Ellen. Merdivenlerden hızlı,düzensiz ve sessizce indi. Çıkış kapısının aralıyarak dışarı çıktı. Kar yağmaya başlamıştı. Pamuk tanesi gibi yeryüzüne düşüyor,hızlıca eriyordu. Yolda acıyla yürüyordu. Gri bir direğin,karla kaplanmış dibine oturdu. Soğuk iliklerine işlemişti. Soğuğu hissetmediği gibi mide ağrısını hissetmemeye başlamıştı. Direğe kafasını yasladı. Gözlerini kapattı. Sanki rahar bir yataktaymış gibi derin bir uykuya daldı. Uzun zamandır bu kadar rahat uyuyamamıştı.

Ivana Ölümünde 1 Hafta Sonra

Sabah olmuş irkilerek uyanmıştı Ellen. Hiç sabah olmuşa benzemiyordu. Karanlık gökyüzünü kendi emri altına almıştı. Sabahın karanlık yıldızlarından mahrum bir geceden farksızdı. Tam 1 hafta olmuştu. Annesi 1 hafta önce ölmüştü. Aklından silemiyordu. Annesinin kolllarında ölürken siyah gözlerinin kızı EllenEn üzerinde olması ne korkunç birşey...Düşündükçe çıldırıyor gibi hissediyordu. Bundan 6 yıl önce kaybettiği büyükannesi Valentina'nın söylediği sözü aklına gelmişti. Aynı şeyi anneside söylemişti Ellen'e.

"-Olabilidğince unutmak ve gülmek;hatırlayıpta üzülekten daha iyidir!"

şimdi daha iyi biliyordu. Büyük annesi ve annesini neden söylediği. Onlar sanki ölüceklerini biliyorlar gibi söylemişti bu sözleri. En azından Ellen böyle düşünüyordu. Oturduğu direğin dibinden kalktı. Daha cenaze evine gidicekti. Gitmek istemediği tek yer orasıydı. Ama bunu yapmak zorundaydı. Midesinin ağrısı geçmişti fakat başı hala ağrıyordu. Dün gece çok içmişti. Şiş,kızarmış gözlerini zar zor açık tutuyordu. Göz kapaklarını kaldıramıyordu. Sanki birbirine yapışmış gibiydi. Sokağın ortasında yürümeye başladı. Evden oldukça uzaktı. Yürümek belki iyi gelicekti Ellen'e ama yolda düşüp bayılması an meselesiydi. Asasını çıkardı. Malikaneye odaklandı. Sihirli söz sözlemeden kendini Malikaneden buldu.

//// Widmore Malikanesi /// Ivana Öldü ///

Çığlıkların,feryatların,ağlayışların yükseldi malikanenin ortasından buldu kendini. Kızkardeşi Méll ablası Marissa'ya sarılmış ağlıyordu. Kimse Ellen'in geldiğini fark etmemişti. Malikanenin büyük merdivenlerinden yavaş yavaş çıkıyor,cenaze odasına doğru ilerliyordu. Kapıyı yavaşça açtı. Kapının gıcırtısı duyuldu. Ellen gıcırtı ölünün ruhunu rahatsız edicek dercesine kapıyı hızlıca kapattı. Süslenmiş tabuta doğru yaklaştı. Annesinin beyaz,solgun yüzü,kıvırcık kızıl saçları tabutun içinde yayılmıştı. İri parlak siyah gözleri hafif aralıktı. Gözleri doldu,ağlayamadı. Küçük bir kutuya sıkıştırılmış o kocaman kalbi cız etti. Kapının gıcırtısı tekrar duyuldu. Arkasını hiç dönmedi. Kimin geldiğini bile merak etmemişti. Bir kız kardeşinin sesi yükseldi cenaze odasında. Bu ses Méll'in sesiydi.

"Ivana Öldü!Annemiz öldü Ellen!"

bu ses Ellen'i duygulandırmıştı. Kardeşinin dolu gözlerinden akan yaşları . Uzun parmaklarıyla sildi. Yararı yoktu. Yaşlar tane tane değil akarsudan akan oluk oluk su gibi akıyordu. Annesinin soğuk tenine yaklaştı. Bir titreme almıştı Ellen'i. Annesinin yanağına bir buse kondurdu. Bu veda busesiydi. Ağlamamaya yemin etmişti. Ama nafile...Odada bir hıçkırık sesi daha duyuldu.

[/justify]

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:20 pm

Birbiri üzerine yığılmış koyu bulut yığınları gözü önünden birer birer geçiyordu. Hava soğuk,kapalı ve kasvetliydi. Hayat sanki nefesini tutup saklanmıştı. İnce parmakları üzerindeki, keskin tırnaklarıyla buz tutmuş camı tırmalıyordu. Gözlerini kısarar dışarı baktı. Usul usul hıçkırdı. Güçsüzlüğünün haysiyet kırı bilinci ve duyduğu derin kaygı ona kasıntı veriyordu. Uzun süre ağladı,hıçkırıklarının monoton iniltisinde yaralı yüreğinin tüm acısını akıttı. Ivana'nın beyaz teni,zayıf içine gçömüş yanakları acı vermekten zevk alan o kısık gözleri,hareketsiz bir leke halinde karşısında görür gibi oluyordu. Gerçeği araladığı için masum bir anneyi çocuklarından çekip koparan insanlara karşı duyduğu hınç ve öfke göğsünde düğümleniyordu. Kararnlıkta pusu kurmuş ,uzun kollu ,ablak suratlı , gözsüz kurşuni gölegeler evin çevresinde dolanıp duruyordu sanki. Hifif mahmuz şakırtısı duyuluyordu. Annesinin parçalanmış,kanlı cudu göleri önüne geldi. Dehşet, donmuş kil gibi göğsüne çkötü,ezdi. Gözleri acıyordu. Yatağına doğru ilerledi. Yatağa girince ömrü boyunca bu derece yalnız,böylesine çıplak olmadığını düşündü. Son yıllarda öneml mutlu bir şeyin bekleyişi içerisinde yaşamaya alışmıştı. Bu kaygılı ama neşeli yaşantısının yaratıcısı olan annesinin iddi yüzü hep karşısındaydı. Şimdi annesi orada değildi. O olmayınca da başka bir şey kalmadı demektti. Artık kaybedicek birşeyi yoktu.

Oda dar geliyordu. Keskin bircila kokusu tutmuştu havayı. Yatağından büyük bir öfkeyle kalktı. Öfkesinin belli etmemeye çalışssada bunu başaramıyordu. Hava akımına kapılan ışık huzmeleri titriyordu. Loş bir ışık hakimdi,kabir denilecek karanlık odada. Üzerine uzun siyah kapşonlu cübbpsinin giydi. Annesinn ölümünün üzerinden tam 1 ay geçmişti. Ama bu acı bir ömür boyu sürücekti. Ayaklarına kadar uzanan cübpesinn kapşonunu düzleterek başına geçirdi. Saçlarını kapşonun yanlarından doğru sarkııttı. Odasının açık kapısını doğru ilerledi. Odasından çıktıktan sonra kapısını kapatarak hızlı bir şekilde malikaneden ayrıldı.

Işığı yanıp sönen bozuk lambanın altında yavaşça ilerleiyordu. Ağaçların dalları,binaların üzerinde gölgeler ıkıyor, korkunç hayaletlere gibi sırıtıyordu. Bu onu korkutmamıştı.Öncede rahatsız olduğu bu gölgeler artık etkilemiyordu Franclés'i. Hantal adımarla ışığı yanmayan bir sokağa girdi. Sokal demek için,baya bir düşünmek gerekti. Lambaları yanmıyordu,ama köşedeki gecekondudan gelen ışıkla aydınlanan yolu görebiliyordu. Dağların,teplerin üzerinden kopan kaya parçacıklarına benziyordu ayakları altında ezilen bu taşlar. Yere doğru eğildi ve eline yumruk bütyüklüğünde bir taş aldı. Snsi sinsi güldü. Neden gülüyordu?= Hafifçe ağzını araladı. Soğuktan hafif aralık ağzından hava buharcıkları çıkıyordu.

"Nacromentina...!"

Ne demekti bu? Ne anlama geliyordu. Kendisi bile bilmiyordu bu kelimemnin anlamını. Nefretin bürünmüş olduğunu soğuk bedeni,karanlık sokağın ortasında sallanıyordu. Kendini rüzgarın soğuk esintisine bırakmış gibiydi. Çerçevelenmiş gri mavimsi gözleri ıslaktı. İri gözlerinin sık ve uzun perdeleri ıslaklıktan birbirine yapışıyordu. Kirpiklerini gzlerinden zorla ayırdı. Gözlerini sonsuz derinliklerin güzelliklereni devirdi. Bir parıltı gördü gökyüzünde. Sadece bir parıltı değildi,binlercesi gökyüzündeki kara inciden kopan bir parıltı gibiydi. Yeryüzündeki kirli toprakları temizlemeye gelen meleklere benziordu belkide.

Islak bir parıltı düştü dudaklarına. Ve bnlerecesi yüzüne öpücükler kondurdu. Artık yüzü hem solgun hem ıslaktı. Yeryüzüne düşen yağmur damlacıkları toğrağın üzerine düşüyor duman kaldırıyordu. Bu dumanlar herkes karşı kin,nefret,öfke acıyla haykıran insnaların hayaletlerine benziyordu. Belkide gerçekten de öyleydi. Toğrağın sanki nefes aldığını belli ediyormuş gibi hayaletleri tek tek serbest bırakıyordu. Bu hayaletlerin bazıları gökyüzüne ulşamadan kayboluyor,bazıları semaya uşaıyor ve sonra sessizzce geri dönyordu. Birkaç baykuş türedi karanlık sokağın bulunduğu civara. Parıltılar birden yok oldu. Ağır sert bir rüzgar ,bir kaç damladan oluşan su birikintsini alıp uzaklara götürdü.

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roxynna Quélynn Descartes
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
Karanlık Lady / Biçim Değiştirme Profesörü / Slytherin B.S
avatar

Mesaj Sayısı : 209
Yaş : 23
Nerden : Cehennemeden
Savaşta Tarafı : Lady'nize İtaat edin xP
Rp Sevgilisi : Lord'm benim xD
Asam : All html
Özel Yetenek : metamorfmagus xD Annemdene gelen Veela özelliği
Rp Yaşı : 21
Patronus : Kan Kelebeği
Kayıt tarihi : 14/03/08

Character sheet
Büyü Gücü:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Ocak 30, 2009 1:22 pm


~`~ Bir Veda Busesi ~`~



Gökyüzü küsmüştü dünyaya. Gece herzamankinden daha karanlık,daha sessizdi. Her dakika kendini nefrete bürüyen gökyüzü isyan eden çığlıklar atıyordu. Ara sıra kendini aydınlatarak öfkeyle bütünleşmiş yüzünü gösteriyordu. Siyah matem elbisesini giymiş bulutların ardında saklanan dolunay korkudan,hüzünden bu gece yüzünü göstermeyecekti. Ağlayan bulutlar hüzüne sarılmış göz yaşları bire birer yeryüzüne düşüyordu. Yağmur tanleri bir su damlacığı değilde,kor parçası gibi düşüyor,düştüğü yeri yakıyordu. Yine odası boştu,yine yalnızdı Jiména. Tabuttan farksız yatağına gömülmüş gibi,hareket etmeden uzanıyordu. İçidaralıyordu. Bir köşeye saklanıp saatlerce ağlamak istiyordu. Neden ağlamak istediğini bile bilmiyordu. Kalbine hançerler saplanıyordu. Hançeri iyice saplıyorlar,derin yaralar açıyorlar Jiména'nın yüreğinde. Göz kapaklaı daha fazla taşıyamadı,gözleri kapandı. Tabutu andıran yatağının üzerinde hareketsizce yatıyordu. Cenaze evindeki ölüden farksızdı. Uzun süre gözleri kapalı kaldı. Vücudu titredi,yüreğinde bir kıvılcım alevlendi. Birden gözleri fak taşı gibi açıldı.. Kulağında bir çığlık,yüreğinde derin bir yaranın kanyışını hisett. Yataktan hzılıca kalktı. Bu çığlığı tanıyordu,Jeanes'in sesiydi. Acı acı bağırmasından birşer sezdi,fakat aklına getimek istemedi. Sertçe kapıs açıldı.

" Bayan Médosa...Bayan Médosa ölüyor,Lütfen yardım et !

Kalbi yerinden fırlamış gibi oldu. Ayakta duracak gibi değildi,ama kendini zorlamalıydı. Şaka gibi geliyordu herşey,ölüm bile...Hayatta sevdiği herkesi kaybetmişti. Önce gözleri önünde anne ve babası şimdi ise canından çok sevdiği arkadaşı Médosa'yı. Artık hayata karşı koymaya çalışsada,zorlanıyordu. Taşıyamıyordu,sırtındaki tonlarca olan manevi yükü. Girdiği şoktan kurtulamamıştı. Hızlı bir şeklde odanın,ahşaptan yapılmış kapısının demir kolunu aşaıya indirerek odadan ayrıldı. Çok hızlıydı,merdivenler nasıl indiğini anlayamadı. Anlayamazdı zaten,çünkü düşündüğü tek şey Médosa idi. Çıkış kapısına doğru ilerledi. Hafif aralık kapıyı iteledi ve malikaneden ayrıldı.

Saçları dağınıktı,üzerinde siyah ruh halini tamamı ile anlatan ebisesi vardı. Londra sokaklarında yağmur altında deliricesine koşuyordu. Boş sokakların sessizliği acı bir haber almışcasına bir sis gbi yayılıyordu. Yağmur isteksiz,hüzünle yağıyordu. Saçları ıslanmıştı. Her bir telinden hüzünle yoğrulmuş yağmur damlası akıyordu. Sokağın lambaları bire bire sönmeye başaldı. Gözünü gökyüzüne devirdi. Kül rengi bulutların sokağın dört bir yanını kaplamıştı. Toprağın üzerinde düşen yağmur taneleri,gökyüzüne yükselen tozla beraber hareket ediyordu.


Descartes Malikasene varmak üzereydi. Malikanenin kapısı ardına kadar açıktı. Malikanenin kapısından içeri girdi. Médosa yerderydi. Onun yanıan doğru ilerledi. Başını dizlerinin üzerine koydu. Kolarıyla Médosa'non sırtını kavradı ve biraz doğrultmaya çalıştı.

" Médosa...!Uyan Médosa ! Aç gözlerini !

" Jiména,Jiména,Jiména ! Reese sana emanet. Ona çok iyi bakacağına söz ver bana Jiména !

" Sana söz veriyorum Médosa Reese'ye çok iyi bakıcam söz..."

İkisininde gözleri paradı. Yüzlerinde sevinç ve üzünden yoğrulmuş bir tebssüm belirdi. Médosa'nın yeşil gözlerinden bir parıltı şeklinde yaşlar aktı. Gözleri kapandı,başı düştü,yüzü yere doğru baktı. Yüreği cız etti Jiména'nın. Ağlamamak için kendini zor tuttu,titredi. Médosa'yı kaldırmaya çalıştı. Son bir gayretle Médosa'yı koltuğa bıraktı. Kapının gıcırtısı duyuldu. Kalbi yerinden fırlamış gibi oldu. Korkutuğu olmuştu. Resse annesinin cesedinin,koltuğun üzerinde görünce yerinde duraksadı. Koyu iri mavi gözleri buğulandı Jiména'nın. Heryeri bulanık görüyordu. Reese'nin yanağındna aşağıya doğru süzülen gözyaşları Jiména'nın yüreğini yaktı. Reese'nin yanında ağlamak istemedi. Gözleri doldu,yaşlarını geri çekmek istercesine derin bir iç çekti. Karnında bir sıcaklık,minik ellerin belini kavradığını,elbisesinin göz yaşlarıyla ıslandığını hisetti.

" Annem öldü !Şimdi ben ne yapacağım ? Annemsiz nasıl yaşayacağım ? Daha yaşındayım. Ne yapmam gerektiğini bile bilmiyorken...Hayat annemi elimden aldı. Şimdi yalnız ve tek başımayım Jiména ! "

"Hayır yalnız değilsin Reese. Bundan sonra yanında ben olacağım. Hep ben..."

Hıçkırıklara boğuldu birden. Artık kendini tutamadı. Uzun yıllar boyunca içinde sakladığı göz yaşlarını yanaklarından aşağıya doğru döküldü. Reese'yi çok iyi anlıyordu. Artık onu kendisinden bile çok seviyordu. Reese'nin tavırları,duyguları,kişiliği yaşadığı hayat bile Jiménaya 5 yaşındaki halini hatırlatıyordu. Belkide onu bu yüzden çok seviyordu. Annesinin son bir defa daha öpmek istedi. Annesinin soğuk bedenne yaklaştı. Gözlerinden tekrar yaşlar döküldü Reese'nin. Buz kesilmiş yanağına titreyen dudaklarını uyaklaştırdı ve küçük bir buse kondurdu. Bu da ; Bir veda busesi idi

_________________

Paradise until beautifull, herlfill until warm,doomsday until dark

`~ Gothic Noct `~

`~ Nocturn the Lady `~


`~ MoonShine Amoreus `~

Daniel `~ Quélynna


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Guinevere Phéll Ritah
Ravenclaw V.Sınıf Öğrencisi
Ravenclaw V.Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 14
Yaş : 22
Nerden : Londra
Savaşta Tarafı : Tarafsız
Rp Sevgilisi : Düşün(m)üyor
Asam : Güllerin Büyüsü
Özel Yetenek : Yarı Veela
Rp Yaşı : ...
Patronus : Vaşak
Kayıt tarihi : 01/03/09

MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   Cuma Mart 06, 2009 12:03 am

Yaptığın ilk ve son Rp'yi okudum sadece. Diğerlerine -gözüme çarptığı kadarıyla- başka bir sitede yorum yapmıştım zaten. İlk Rp'nde dikkatimi çeken bir kısım var. Bunalıma girmenin eşiğindeki genç bir kadının "Helldorado - A Drinking Song"dan bir nakarat söylemesi pek de hoş görünmedi gözüme. Daha acıklı, romantik bir şarkının nakaratını mırıldanmasını beklerdim. A Drinking Song binevi zaferi, kazanmayı ve başarıyı anlatan şarkı. Senin yaptığın şuna benzemiş: Aşk acısı çeken genç bir kadının bunalım modunda onuncu yıl marşı söylemesi v.b

Son Rp'nde açıkçası öyle yanlışlıklar yapmışsın ki hangisini yazacağımı bilemedim. Yazım yanlışların çok fazla. Eklerin yazımına pek dikkat etmemişsin. Zaten temelde iki renk kullanılmalıdır, sende üç görüyorum düşünce belirtmediği halde. Çok sık yaptığın ve Rp'nin başıca anlamını taşıran hatan ise betimleme. Evet, yanlış yazmadım betimleme. Çok betimleme yapacağım, daha doğrusu betimleme yapacağım diye öyle kasmışsın ki; yaptığın çoğu betimleme gereksiz ve saçma yerlere götürmüş cümleyi. Çoğu da yeterli açıklıkla anlatılmadığı için kafa karıştırıyor.

ÖR/

Gökyüzü küsmüştü dünyaya. Gece herzamankinden daha karanlık,daha sessizdi. Her dakika kendini nefrete bürüyen gökyüzü isyan eden çığlıklar atıyordu. Ara sıra kendini aydınlatarak öfkeyle bütünleşmiş yüzünü gösteriyordu.

Toprağın üzerinde düşen yağmur taneleri,gökyüzüne yükselen tozla beraber hareket ediyordu.


Gökyüzü değil de Güneş Dünya'ya küsebilirdi. Zaten geceden bahsedilmiş, bu esnada Güneş'in küsüp karanlıkların çoğalması dile getirilmeliydi. Gidişata göre bunu uygun gördüm. İsyan eden çığlıklardan kastının çakan şimşekler olduğunu düşünüyorum. Bunu daha fazla açabilirdin. Bu şekilde anlatım bozukluğuna uğramış bir cümleyi andırıyor. Her dakika kendini nefrete bürüyen gökyüzü... Gökyüzünün kendini nefrete bürümesi pek de mantıklı görünmedi gözüme. Abartı sanatı daha da ağır basmış ve gerçekten de fazla abartılmış. İsyan eden çığlıklar değil de, isyan ediyormuşcasına attığı çığlıklar desen anlatımını bozmazdı -ki bunun bile gökyüzü için uygun bir betimleme olduğunu düşünmüyorum- Damlaların etkisiyle çıkan toz taneleri gökyüzüne yükselirken yağmur onun tam zıttı hareketle yeryüzüne iner. Yani bu durumda beraber hareket etmeleri çok olanaksızdır.

Sana tavsiyem az betimleme yap ama cümlenin anlamını bozmasın. İnan bana cümleyi gereksizce betimleyip anlamı taşırmaktan daha da iyidir.

Dipnot -> Rp'de sayı değil harf kullanılır. "5" değil "beş" olmalıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Roxynna Quélynna Descartes   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Roxynna Quélynna Descartes
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
^^ Hogwarts Akademisi ^^ :: Karakter Merkezi :: RPG :: Rp Dershanesi-
Buraya geçin: