^^ Hogwarts Akademisi ^^


 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cassandra Amy Black

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cassandra Amy Black
Ravenclaw V.Sınıf Öğrencisi
Ravenclaw V.Sınıf Öğrencisi
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 332
Yaş : 23
Nerden : ~Londra~
Savaşta Tarafı : ~O Tam Bir Kötü!~ Sevgilisi de Lord'dan gıcık alıyor XD Lord'da abisi... Ne 2Lem xD
Rp Sevgilisi : ~Edward.J.Cullen~ Kaçır beni xP. Evimin kadını 12 çocuğumun anası olucam xD
Asam : ~
Özel Yetenek : ~Animagus x Puma~
Rp Yaşı : ~15.
Patronus : ~Yılan~
Kayıt tarihi : 27/01/09

Character sheet
Büyü Gücü:
10/10  (10/10)

MesajKonu: Cassandra Amy Black   Salı Ocak 27, 2009 3:58 pm

İsim: Cassandra Amy
Soyisim: Black
Kişisel Betimleme[En az 4 satır]:
Cassandra daha doğrusu kendi değişiyle Cass tam bir eğlence kurdudur. Eğlencenin yanında çalışmayı da bırakmaz.
Onun için hedef herzaman birinciliktir. Twilight kitaplarını okumayı çok sever.
Sevdiği kişilere önem verir,onun dışındakileri sallamaz. Herzaman güzel gözükmeye önem verir.
En çok Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersini sever.
Fiziksel Betimleme[En ez 3,5 satır]:
Boyu 1.65 civarında kilosu yaklaşık 50'dir. Saçları altın sarısı,gözleri deniz mavisidir.
Kendi görünüşünü çok sever,güzelliğe önem verir. Yanından parlatıcısını ve kalemini eksik etmez.
Dümdüz saçlarını arada sırada bukle yapar.
Pembe converseleri onun vazgeçilmezidir.
Fiziksel Portre[Karakter resmi konulacak]:

Aile Yaşamı & Özgeçmiş:
Asil,zengin bir aile olan Black ailesi'nin kızlarından biri daha...
Cassandra ailesinin ölümünden sonra abisi Daniel'e çok bağlanmıştır. Onunla yetişmiş ve büyümüştür.
Abisi onun en değerlisidir ve bu hiç değişmeyecektir.
Örnek Rp:

Pişman mı olması gerekiyordu bunca yıl sonra. Kuzeni için hiç savaşmadan vazgeçti diye pişman mı olmalıydı? Ama James'de onu hiç aramamıştı. Onun suçu değildi bu. İçinde bir kuzen özlemi mi olmalıydı? Neden ona karşı sadece bir insanın böceğe hissedebileceği duyguları hissediyordu? Nedeni neydi böyle olmalarının? Bir kavga yüzündendi bütün bunlar. Oysa James'le Tom değildi kavga eden. Babalarının görüş farklılıklarıydı bu. Ne kadar kolaydı söylenmesi. Ama bu kolay olan onları yıllardır birbirlerinden ayırmış ve birbirlerinden nefret ettirmişti. James ve babası yanlış tarafı seçmişlerdi. Ama kendi babasıda onlara doğru yolu göstermek yerine hemen onları silmiş ve bir daha görüşmemişti. Yazık olmuştu James'e. Tom ona gerçeği gösterbilir ve neyin doğru olduğunu anlatabilirdi. Ama artık geç kalmıştı her şey için. James büyümüş ve diğer büyücüler gibi yanlış yolda ilerlemeye başlamıştı bile. Seçmen şapka onu Gryffindor'a koyduğunda ilk hata yapılmıştı. James cesurdu ama yanlış yerdeydi. Tom'la beraber neler başarabilirlerdi. Oysaki şimdi düşmanlardı. Sonsuza dek James kararlı olursa düşman kalacaklardı. Ama Tom hala ona doğruyu anlatabileceğini düşünüyordu. Ne kadar bulanıklarla arkadaş olursa olsun. Ne kadar yıllardır muggle aşıklarından ders almış olsada onda bir ışık olmalıydı ne de olsa Tom'un kanındandı. O saf kanı taşıyordu. Diğer bulanık aşıklarından bir farkı vardı.

Tom bunları düşünürken koridorda o eşsiz Slytherin cübbesiyle dolaşıyor ve kuzenini arıyordu. Veletlerden bir kaçı ona çarpmıştı. Tom hemen asasına asılmış ve bir lanetli söz söylemeye kalkışmış ama artık Durmstrang'da olmadığını hatırlıyarak kendini sıkmıştı. Veletlere bakarak "Sizi pis veletler bir daha bana dokunmaya dahi tenezzül etmeyin." diye haykırdı. Yüzündeki acımasızlık ve kin büyük ölçüde okunuyordu. Çocuklar korkuyla çekildi ve geriye kaçışmaya başladı. Gülümsiyerek çocukların gidişini izledi. Çocuklar ondan korkmuş ve çok şükür gereken saygıyı göstermişti. Buna sevinmişti ancak yapması gereken son bir şey vardı. Bu yüzden asasını çocuklardan birinin bacağına uzattı ve hafifce salladı. Çocuk birden yere takılıp düştü. Etrafta duran bir çok kişi bu düşen ufak çocuğa bakarak gülmeye başladı. Tom'da hafifce sırıttı. Sonra kendi kendine "Zavallı pis bulanıklar" diye söylendi. Bu tiplerin buraya alınmasının son derece berbat olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden onlara acı çektirmenin yerinde olucağını biliyordu. Genede şu anda yapıcak başka önemli işleri vardı. Kuzenini bulmalı ve birazda onunla eğlenmeliydi. Ama kuzeni nerede olabilirdi? Tom hiç o bulanık çocukların takıldığı kompartımanlarda gezmezdi. Bu yüzden o kompartımanların olduğunu bile bilmezdi. Genede kuzenini bulmalı ve artık başına büyük bir bela olacağını hissettirmeliydi. Bacağını büyük bir isteksizlikle kaldırıp sallapati bir biçimde trenin öbür tarafındaki kompartımanların olduğu vagona attı. Gözlerini sıkıca yumdu ve büyük bir öfkeyle vagona atladı. Sonunda piz ufaklıklar ve etrafda Gryffindor, Hufflepuff cüppeleriyle dolaşan tiplerin arasından onlara dokunmamaya çalışarak ilerledi. Onlara dokunmaya bile iğreniyordu. Yüzünü öyle buruşturmuştu ki gözleri kısılmıştı. Genede ileride bir kompartıman kapısının kapalı olması dikkatini çekmişti. Kompartımana ağır ağır ve üzerindeki mükemel yeşil, gümüş renklerini kirletmemeye özen göstererek yaklaştı.

Tom hafifce başını çevirdi. Kompartıman camından içeri baktı. İçeride iki kız vardı. Kızlardan ikisinin de saçı sarıydı. Tom hafifce sırıttı ve dalga geçer gibi "Bu okuldada tüm hatunlar sarışın." diye söylendi. Kuzenini bu kompartımanda olmiyacağını düşünerek kafasını çevirdi. Ama birden kızlardan birinin sesi duyuldu. Kız kuzeninin adını söylemişti. Bu yüzden Tom umutla dönüp onları dinlemeye karar verdi. Kız Slytherin ve Gryffindor arasındaki kavgadan söz edip Slytherin'de olan bir kızın saçını başını yolmaktan bahsetmişti. Kızın adını Euterpe olarak teleffuz etmişti. Tom hafifce gülümsedi ve "Kim bu kız bir öğrenelim." dedi. Ama bunu sonraya bırakarak kompartımanın kapısını açtı. İçeriye girdi ve arkasından kapıyı hızla çarptı. Gerçektende pencere kenarında üzerinde berbat Gryffindor cübbeli kuzeni oturuyordu. Gözlerindeki parlaklık sönmüş gibiydi. Dışarıda ki yeşil manzaraya bakıyordu. Tom'u farketmemişti bu da Tom'un işine gelmişti. Ama kızlar Tom'a sanki bir hortlakmış gibi bakıyor ve bir Slytherin gördükleri için nefret duyduklarını son derece belli ediyorlardı. Tom ellerini hafifce geriye attı ve kuzenine bakarak;"Bakın burda kimler varmış." diye gülümsedi. Sonra kızlara dönüp "Bayanlar sanırım kuzenimi tanıyorsunuz. Demek ki benide tanımanız gerekli. Ben Tom Jasper Midnight. Sevgili kuzenimin en nefret ettiği kişi olarak övünebilirim." dedi. Cübbesini özenle düzeltti ve bu cübbeyi giymekten övündüğünü belli eder bir edayla kızları süzdü. Yüzüne kötü bir ifade yerleştirerek "Ne yazık ki sizde benim..." kuzenine bir böcekten bile aşağmış gibi baktı ve "kuzenim gibi Gryffindor'sunuz. Çok acı." diye sözlerini tamamladı. Ama yüzünde hiç bir acıma belirtisi yoktu. Aksine bir nefret ve büyük bir yok etme ifadesi vardı.

Tom kuzeninin hala o marur yüzüne bakıyordu. Kuzeni bir süre kendine gelememiş ve onu tanımaya çalışmıştı. Ama laflarından sonra Tom'u çok iyi tanıdığını belli eden bir edayla ayağa kalktı ve iki adım atarak Tom'a yaklaştı. Şimdi iki kuzen burun buruna durmuş birbirlerine nefretle bakıyordı. Tom hala sinsi sırıtması üstünde nefretle kuzenini süzdü. Ellerini ovuşturdu ve kavgaya hazır olduğunu belli etti. Kuzeni hafifce kafsını kıpırdattı. Tom'a çok benziyordu aslında saçları tıpkı Tom gibi kömür karasıydı. Yüz yapısı ve mimikleride benzerdi. Ama Tom'u ondan ayıran tek fark o eşsiz yeşil gözleriydi. Kuzeninin gözleri siyahtı ama ikisinin de gözleri büyük bir ateşle parlıyordu. Sadece Tom'un gözlerinde sevginin tek bir kırıntısını bile göremezdiniz. Oysa Dean'in gözleri sanki bir sevgi gölüymüşçesine bakıyordu. Ama Dean o sevgi dolu gözlerinin aksine Tom'a büyük bir nefretle konuştu. Onun verdiği değerleri alaya alarak bir işe yaramaz şeyler için uğaştıklarını belirtti. Tom hafifce sırıttı ve "Bu tartışılır kuzen." diye onla alaylı bir biçimde konuştu. Sonra ileride durmuş onlara bakan kızlara sinsi sinsi baktı. Dean hemen onlara bulaşmamasını yoksa akraba olduklarını bile unutabileceğini belirtti. Tom bunu duyunca daha da fazla sırıttı ve "Biz akraba olduğumuzu yıllar önce unuttuk. Sen hala hatırlıyorsun demek. Ne kadar masumca!" dedi. Kuzenine öfke ve küçümser bir edayla baktı.

Kuzeni aslında onun özlemiydi. Ama Tom bunları geriye atmalı ve gerçekte yapması gerekenlere odaklanmaklıydı. Bu işte ne duygular vardı ne de acıma hissi. Zaten Tom kimseye acımaz ve onların kendi acizliklerinin sonucu olduğunu düşünürdü. Bunun için aslında kuzenini suçlamıyordu. Onu aciz kılan seçtiği yol ve babasıydı. Ailelerinde ufak pürüzlerin oluşturduğu bir hata. Evet kuzeni sadece bu aile için bir hataydı. Her aileden hatalı çocuklar çıkardı. Ufak bir pürüz. Onu yok etmek ailede kime düşerse düşsün bunun sağlanması bir gereklilikti. Bu işe sevgi ve kan bağı karışamazdı. Ya yaptığı yanlışlıkların farkına varıkcak ya da sonu ölüm olacaktı. Zaten bu yolda giderse onu ailedekilerden önce öldüreceklerine emindi. Ama Tom kendini tutuyordu. Çünkü hala kuzeni için bir umut olduğunu düşünüyordu. O ufak hatanın içinde ileride büyük bir doğru çıkabilirdi. Tom bunun için her şeyi yapacaktı. Ama şu anda onun karşısında durup o alaycı halini takınarak ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamalıydı. KUzenine biraz daha yaklaştı. Kuzeninin kalp atışklarını hissede biliyordu. Sinirden kalbi hızlı atıyor ve soluk soluğa nefes alıp veriyordu. Tom kuzeninin bu halini çok iyi biliyordu. Hafifce anladığını belirterek alaycı bir şekilde kafa salladı. Sonra hiç acelesi olmadığını ve daha çok eğleneceklerini belirten bir ifadeyle daha demin kuzeninin kalktığı yere oturdu.Kızlara ve kuzenine oturmalarını işaret etti. Sonra hafifce öksürdü ve "Hadi ama daha çok yolumuz var. Bütün yol ayakta dikilmeyeceğiz değil mi?" diye alaycı bir biçimde kuzenine baktı. Ama kuzeni bunun saçma bir şey olduğunu belirten ufak bir nutuktan sonra kızlara gelmelerini söyleyip kompartımandan ayrıldı. Tom gülerek kızlara "Hadi ama bayanlar onun uşağı değilsiniz ya." dedi ve gülerek oturmalarını işaret etti. Bunu yaparken nasıl olsa kuzeninin geri döneceğini ve yalnız kalmanın ne kadar kötü bir duygu olduğunu anlayacağını düşündü. Ama yanıldığı nokta kızların kuzenine ne kadar bağlı olduğuydu. Kızlar ona nefretler yağdırarak kuzeninin arkasından kompartımanı terketti. Tom bunun için biraz şaşırsa da kendini topladı ve oturduğu yerden öndeki kompartımanına büyük bir 'şak' sesiyle cisimlendi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://expelliarmus.express-forum.com/forum.htm
Seçmen Şapka
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 106
Asam : ...
Özel Yetenek : ...
Kayıt tarihi : 08/12/08

MesajKonu: Geri: Cassandra Amy Black   Salı Ocak 27, 2009 4:01 pm

Eğlenceli bir tipsin. Kitap okuyup derslerına çalışıyorsun...Hım en uygunu:


Ravenclaw V. Sınıf Öğrencisi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Cassandra Amy Black
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
^^ Hogwarts Akademisi ^^ :: Merkez Büro :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: